Kadın Platformu Pankartlarla Yürüdü

Kadın Platformu Pankartlarla Yürüdü
Fethiye Kadın Platformu Dünya Kadınlar Günü’nde sahil bandından yürüyerek Beşkaza meydanına geldi. Beşkaza Meydanında bir stant açarak basın açıklaması yaptılar.
Fethiye Kadın Platformu adına Meriç Yüce basın açıklamasını okudu. Meriç Yüce’nin okuduğu basın açıklamasında; “AKP ve Saray faşizminin halklara, kadınlara, emekçilere ve doğaya yönelik saldırılarını hız kesmeden devam ettirdiği bir süreçte “Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü” 8 Mart’ı kadınların direniş gücüyle karşılıyoruz.
Hükümetin savaş politikaları ülkeyi geri dönülmez bir noktaya sürüklemektedir. Güvenlik adı altında yapılan harcamalar savaşı derinleştirmekte; savaşla diri tutmaya çalıştıkları istikrar sokak ortasından annelerinin ölü bedenini alamayan evlatlar, evlatlarını günlerce buzdolabında saklayan anneler, anadan üryan ölüsüne eziyet edilmiş gencecik kadınlar yaratmaktadır.
Ortadoğu’da yürütülen kirli savaş politikaları sonucu ülkemize göç etmek zorunda kalmış kadınlar son derece kötü çalışma ve yaşam koşullarına mahkum edilmektedir. Kirli savaş politikaları en çok kadınları hedef almaktadır
.*- Yürütülen kirli savaş politikalarına derhal son verilmelidir.
Kadın emeğini, kimliğini ve bedenini hedef alan saldırılar erkek-devlet-sermaye ortaklığında devam ettirilmekte, her gün katledilen, intihara sürüklenen, tacize ve tecavüze uğrayan kadınların sayısında yaşanan artış, yokmuş gibi gösterilerek “kadına şiddet yoktur, algıda seçicilik vardır” söylemleri bizzat Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanı tarafından dile getirilmektedir.
Kadın katillerine “saygın tutum” indirimleri uygulanarak, yeni katliam ve tecavüzlerin önü açılmakta, LGBTİ’lere yönelik nefret söylemi yaygınlaştırılmaktadır.
*-Kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddeti engelleyecek gerekli yasal düzenlemeler derhal yapılmalı, İstanbul sözleşmesi başta olmak üzere bu konuda imza atılan tüm uluslararası sözleşmelerin gereği yerine getirilmelidir.
Sevgili kadınlar; gelinen süreçte Diyanet İşleri Başkanlığı, toplumsal yaşamın her alanının, özellikle günlük yaşamın dini esaslara göre yeniden şekillendirilmesi için bir “fetva makamı” olarak gün be gün etkisini artırmaktadır.
Bilindiği üzere AKP kadını bir birey olarak değil, evli kadın ve anne olarak konumlandırmaktadır. Kadına yönelik bu yaklaşımını 2011 yılında ”kadın” adını bakanlıktan çıkarıp “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ” haline getirerek kadın yerine aileyi güçlendiren politikaların temel alındığını bir kez daha göstermiştir.
*- Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığı kaldırılarak yerine Kadın Bakanlığı kurulmalıdır.
Yarı zamanlı ve esnek çalışma biçimleri kadınların doğum ve annelik izinleri gerekçe gösterilerek temel istihdam biçimine dönüştürülmek isteniyor. Kiralık işçi dönemini başlatan yeni torba yasalarla kadınlar başta olmak üzere tüm emekçiler düşük ücretli, güvencesiz ve sendikasız çalışmaya mecbur kılınmaya çalışılıyor.
*- Kadınların istihdamda var olmasını esnek ve güvencesiz çalışma koşuluna bağlayan, asıl amacı kadını istihdam dışında tutmaya yönelik olan yasal düzenlemelerden vazgeçilmeli, kadınlara güvenceli istihdam olanakları yaratacak yasal düzenlemeler kadınların görüşleri alınarak yapılmalıdır.
Biz kadınları çalışma yaşamı ve kamusal alanlardan kopararak eve kapatmayı hedefleyen iktidarın baskı ve korkutma politikalarına karşı, iş yerlerimizde, sokaklarda, alanlarda sesimizi ve isyanımızı büyüterek mücadelemizi devam ettirmeye kararlıyız.
*- Kadın istihdamının önündeki en büyük engel olan evde çocuk, yaşlı, engelli bakım sorumluluğunun devlet ve işveren tarafından paylaşılmasını sağlayan yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Mahallede, iş yerlerinde çalışan kadın sayısına bakılmaksızın kreşler açılmalı, yaşlı ve engelliler için bakım evleri kurulmalıdır.
*- Çocuk gelinler ve sermayenin ucuz işgücü haline gelen çocuk işçiler üreten, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini artıran 4+4+4 eğitim sisteminden derhal vazgeçilmelidir.
*-Temsilde kadın erkek eşitliğini sağlamak üzere pozitif ayrımcılık mecliste, yerel yönetimlerde ve tüm kurumlarda bir an önce uygulanmalıdır.
*-Çocuk evliliklerinin önünü açan resmi nikâhtan önce dini nikâh yapma yasağının kaldırılması kararı geri alınmalı, tam aksine takip ve cezalar artırılmalıdır.
*- 8 Mart resmi tatil ilan edilmelidir.
Sınıflı, sömürücü, cinsiyetçi ve hiyerarşik bir düzenin temsilcileri geldiğimiz tarihsel kesitte kadınları yeniden zapturapt altına almak için dağarcıklarında biriktirdikleri bütün şiddet, hile ve ideolojik aygıtları devreye sokuyorlar. Fakat şunu iyi bilsinler ki; Kadınlar olarak bize dayatılan bu yaşamı reddediyoruz. Mücadeleyi, direniş ve isyanı büyütmek için, Yaşasın Kadınların Örgütlü Mücadelesi!
Bugün yaşanan Özgecan Parkı açılışına da söyleyecek iki çift sözümüz var: Özgecan Anıtı’nda yer alan balerin heykelleri müstehcen bulunarak son anda kaldırıldı. Fethiye Kadın Platformu olarak, tütülerimizle protesto etmek üzere alana girişimizde aynı zihniyet tarafından engellendik. Bu zihniyet kadın cinayetlerini engelleyemez. Bunu ancak kadınların örgütlü mücadelesi ve dayanışması engelleyecektir. Yaşasın 8 Mart” ifadeleri yer aldı.
Haber / Foto: Erkan İlik

